Ayasofya Harita Ve Konumu




Ayasofya Hakkında Bilgi


Yol Tarifi Al

 

         Bugünkü Ayasofya, aynı yerde ve isimdeki üçüncü yapıdır. İlk Ayasofya 360’ta Büyük Constantinus’ un oğlu Constantius (337-361) tarafından yaptırıldı. M.S. 404’te, ahşap çatılı bir bazilika olduğu sanılan yapı bir yangın sonucu yıkıma uğradı.

         İkinci Ayasofya’nın yapımına İmparator II. Theodosios döneminde  415’te tamamlandı. Bazilika tarzında yapılan kilisenin beş nefi vardı ve çatısı ahşaptı. Bugünkü Ayasofya’nın batısında 1935’te yapılan kazılarda İkinci Ayasofya’nın avlusuna ait kalıntılar ortaya çıkarıldı.  532’de Nika Ayaklanması’nda İkinci Ayasofya da yakıldı.

 

          Üçüncü yani bugünkü ,Ayasofya Bizans imparatoru I. Jüstinyen tarafından 532-537 yıllarında inşa ettirilmiştir. 1453 yılında Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u fethetmesi ile camiye dönüştürülmüştür.1935 yılında ise müze halini almıştır.

          Ayasofya ismi “kutsal bilgelik” ya da "ilahî bilgelik”  anlamına gelmektedir.Hristiyanlık dininin Ortodoksluk mezhebinde Tanrı'nın üç niteliklerinden biri sayılır.Ayasofya'nın yapımını 6.yy bilim adamları fizikçi Miletli İsidoros ve Trallesli matematikçi Anthemius yönetmiştir.

          Yapımında 10.000 işçi çalışmış ve servet harcanarak inşa edilmiştir.İmparator Justinianos Ayasofya’nın daha görkemli olması için, kendine bağlı eyaletlere, en güzel mimari parçaların Ayasofya’da kullanılması için toplatılmasını emretmiştir. Yapımı için kendisinden daha eski olan Aspendos, Ephesos, Baalbek, Tarsus gibi Anadolu ve Suriye’deki antik şehir kalıntılarından bazı sütun,kapı ve taşlar getirilmiş,beyaz mermerler Marmara Adası’ndan, yeşil somakiler Eğriboz Adası’ndan, pembe mermerler Afyon’dan ve sarı mermerler Kuzey Afrika’dan getirilerek Ayasofya’ inşasında kullanılmıştır.Ayasofya’nın mermer kaplı duvarları dışındaki yüzeyler mozaiklerle süslenmiştir. Mozaiklerin yapımında altın, gümüş, cam, pişmiş toprak ve renkli taşlardan oluşan malzemeler kullanılmıştır.

 

          İstanbul IV. Haçlı Seferi sırasında, 1204-1261 yıllarında Latinler tarafından işgal edilince Ayasofya yağmalanmış ve zarar görmüştür. 1261 yılında Doğu Roma İmparatorluğu kenti tekrar ele geçirdiğinde, Ayasofya da yeniden elden geçirilmiştir.Ayasofya, Fatih Sultan Mehmed’in 1453’te İstanbul’u fethetmesiyle camiye çevrilmiştir. Fetihten sonra yapı güçlendirilerek en iyi şekilde korunmuş ve Osmanlı Dönemi ilaveleri ile birlikte cami olarak varlığını sürdürmüştür.Çeşitli depremlerden zarar gören yapıya, hem Doğu Roma, hem de Osmanlı Döneminde tarafından yapıyı desteklemek amacıyla payandalar yapılmıştır. Mimar Sinan tarafından yapılan minareler ise aynı zamanda yapıda destekleyici payanda işlevi görmüştür.Osmanlı Dönemin'de Ayasofya'nın içine mihraplar, minber,müezzin mahfilleri, vaaz kürsüsü ve maksureler eklenmiştir.Ayasofya Mustafa Kemal Atatürk’ün emri ve Bakanlar Kurulu kararı ile müzeye dönüştürülmüş ve 1935’te müze olarak ziyaretçilere açılmıştır.

          Dünyanın en eski katedrali Ayasofyadır.1520'ye kadar dünyanın en büyük katedrali olmuştur.(İspanya’daki Sevilla Katedrali inşa edilene kadar.) Ayrıca Ayasofya en hızlı tamamalanan katedraldir . 15 yy boyunca ibadethane olması ile en uzun süre ibadet edilen yerdir. Kubbesi eski katedraller ile kıyaslandığında en büyük 4. katedraldir.

Hikayeler/Efsaneler


Bazı İnanışlar

          Hz. İsa'nın Kutsal Emanetleri: İmparator, Hıristiyan söylemine göre Hz. İsa'nın çarmıha gerildiği haç ve Hz. İsa'yı çarmıha gerdiklerinde kullanılan çivileri Kudüs'ten getirtip Ayasofya'nın gizli bölümlerinden birinde saklatmış. Kutsal Emanetleri Ayasofya'ya saklamalarının sebebiyse Hz. İsa'nın 40 bin yıl sonra dünyaya Ayasofya'ya inecek olmasıymış. 

 

          Hz. Meryem'in gözyaşlarıyla delinen sütun: Ayasofya'nın içindeki Ağlayan Sütun, Meryem Ana'nın evindeki bir sütunmuş. Bir gün Meryem Ana'ya, Hz. İsa'nın yakalandığını ve kendisine işkence edildiğini söylemişler. Hz. Meryem, onun işkence görmesine dayanamamış ve gözyaşlarına boğulmuş, gözyaşı damlalarından biri yaslandığı bu sütunu kezzap gibi eritmiş. Ayasofya yapılırken de kilisenin kutsanması için imparator bu sütunu Meryem Ana'nın evinden getirerek Ayasofya'ya diktirmiş. Bu nedenle taş kutsal olarak görülüyor. Herhangi bir dileği olanlar bu sütundaki Meryem Ana'nın gözyaşıyla oluşan deliğe parmaklarını sokup çeviriyor ve dilek diliyor.

 

          Ayasofya'yı bekleyen melek: Ayasofya'nın inşaatında çalışan ustalar bir gün yemeğe giderken araç gereçlerini genç bir işçiye emanet etmiş. Bir süre sonra, inşaat alanında ortaya çıkan kişi gence "İş çok uzun süre bırakıldı, artık ustaları çağırmalısın" deyince delikanlı, "Araç ve gereçleri bırakıp gidemem" demiş. Bilinmez kişi de, "Sen gelene kadar onları korurum, buradan bir yere ayrılmam" diye cevap vermiş. Delikanlı durumu ustalara anlatınca, İmparator delikanlıya gördüğü adamla ilgili sorular sormuş ve bunun bir melek olduğuna inanarak delikanlıyı başka bir memlekete göndermiş ki kıyamete kadar melek Ayasofya'yı bekleyip korusun! 

 

          Tılsımlı Kapılar: Efsaneye göre Ayasofya'nın toplam 361 kapısı var fakat bu kapılardan 101'i büyük ve tılsımlı. Çünkü ne zaman bu kapılar sayılsa fazladan bir kapı daha ortaya çıkıyormuş. 

Ayasofya hakkında bilgi ne zaman yapıldı kim yaptırdı? Ayasofya Müzesi hakkında bilgiler, tarihi,konumu,harita. Ayasofya müzesi nerede? Mimarisi, ulaşım, fotoğraflar.


Tarihi,Tarihçesi Hakkında Kısaca Bilgiler,Nerede,Konumu,Harita,Ulaşım,Yol Tarifi,Nasıl gidilir,Fotoğrafları,Resimleri,Eserlerin Özellikleri,Turist Gezi Rehberi,Ne Zaman Yapıldı,Yapılış Tarihi,Eserleri,ziyaret saatleri,açılış tarihi,giriş ücreti,Gezilecek Yerler,İstanbul,Ayasofya



takvim 14/06/2019
category Müze

Yorumlar

social@imturkey.com     insta    fb